Bişeyler Öğrenmişem.Gel Değişik Sevah.
Sen Beni Sev ,Ben Seni… Sevdayi Yaşiyah.
Sen Bene Sevdalan Yan,Ben De Sene,
Klasik Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Ya Da Senin Haberin Olmasın,
Ben Seni Arhadan Arhaya Sevim.
Platonik Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Sevdadan Oturah Yiyah,İçah.
İkimizde Tombul Olah.
Tombulik Aşk Olursa Oni Da Yaşiyah.
İsdirsen Sevdandan Kendimi Kesim.
Müzikler Dinliyim Doğriyim,Biçim.
Psikopatik Aşk Varsa Oni Yaşiyah
Hele Bah.Ben Kerem Olim Sen Asli.
Sonumuz Onlar Gibi Bitsin Yasli.
Nostaljik Aşk Neyise Oni Yaşiyah.
Kibarlaşah.Tankolar Gibi Sevah.
Çoh İnce Olah.Ele Dolanah.
Tankoli Aşk Varsa Oni Da Yaşiyah
Yalani Bırahah Hep Doğri Diyah.
Berabar Oturah,Berabar Gahah.
Elele Dizdiz,Gözgöze Bulunah.
Realist Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Tarlalara Bahcalara Düşah,
Elele Dutuşip Türki Söyliyah.
Romantik Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Pisigi,Gudigi Sen Diye Sevim,
Sen De Horozi Culuği Ben Diye Sev.
Sembolik Aşk Da Varsa Onida Yaşiyah.
Gel Elele Verah.Gendimizi Elektirige Gapdırah.
Zangır Zıngır Titriyah.Ama Ölmiyah.
Elektronik Aşk Varsa Oni Da Yaşiyah.
Ahorlarda Merek Ve Komlarda Buluşah.
Tezek Galahlarının Altında Sinah.
Otantik Aşk Varsa Oni Da Yaşiyah
Aman… Bırah Onlari.Beni Sevirmisen?
Ben Seni Hegget Sevirem.Ele Şeylari Bırahah.
Adam Gibi Sevah,Adam Gibi Yaşiyah
Kalıcı Bağlantı
3 Yorum
Bir gun Izmir’ de belediye otobusunde gidiyoruz arkadaslarla. Bizim arkadasbos yer buldu ve oturdu.
Sonraki durakta da eli bastonlu yasli bi amca geldi.
Arkadas da killigina adama yer vermedi. Adam o arkadasin oturdugu koltugun
yanina geldi ve ayakta arkadasin yer vermesini bekliyor. Fakat arkadas
yerini vermedi. Neyse adamcagiza da yazik, bastonu otobus hareket ettikce bi
o tarafa bi bu tarafa kayiyo.
Arkadas dayanamadi ve yasli amcaya:
-’Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz’dedi.
Adam soyle bakti, sonra;
-’O lastigi zamaninda baban taksaydi simdi sen olmazdin, ben de orda oturuyo
olurdum’ deyince butun otobus koptu. Arkadas o gun bu gundur belediye
otobusune binmez.
Sedat’dan nağmeler &
Kalıcı Bağlantı
4 Yorum
Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum…
Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı
2 Yorum

Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi…
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesden başkaydı işte…
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı…
Ne güzeldiler sen bilmiyordun…
BEN SENİ SEVİYORDUM…
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalıyordu
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk…
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller…
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun…
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına
Derken bir gün uzaktan gördüm seni…
Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zaman ki gibi…
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi…
İclal Aydın
Kalıcı Bağlantı
1 Yorum
İyi yapılmış bir işi takdir etmeyi: “Bana bakın, gidin birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim…!!!”
Duaların Gücünü: “Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi…”
Zamana karşı yarışmayı: “O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsın..”
Mantıklı Düşünmeyi; “Ben öyle diyorsam öyledir…!!!”
İleri görüşlü olmayı: “Çıkmadan önce temiz bi çamaşır giy.. yolda Allah korusun başına birşey gelir kirli çamaşırla etrafa rezil olursun.”
Hayatın trajikomik yanlarını: “Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürecem….”
Hayatın çelişkilerle dolu olduğunu: “Kapa çeneni ve çorbanı iç ..!!”
Dayanıklı olmayı: ” O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK..!!!”
Hava raporu tahmini yapmayı : “Şu dağınıklığa bak… yabancı biri görse odanın ortasından kasırga geçmiş sanır…”
Abartmayı: “Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri girme diye…!!”
Davranış Psikolojisini: “Babana çekeceğine biraz bana çekseydin noolurdu ?…”
Olağanüstü durumlara hazırlıklı olmayı: “Dinleme bakalım anne sözü dinlemee…!!! ‘Kafana meteor düşecek kenara çekil” diye bağırsam onu bile dinlemezsin di mi……!!!!”
Kıskanmayı: “Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye sahip olmayan, kac milyon çocuk var biliyor musun…”
Sabırlı olmayı; “Baban eve gelsin, sen görürsün”
Hakkımızı alacağımızı; “Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı”
Diyalog kurmayı; “Sana bir şey sorduğumda cevap ver…!!”
“Ne söyleyeyim anne?”
“Sus!! Bana cevap verme!!!”
Tıp bilgilerini: “Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalıvereceksin”
Olgun olmayı; “Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin.”
Genetik bilgileri; “Sen de o lanet olası babana çektin.”
Bilgeliği; “Benim yaşıma gel de anlarsın o zaman.”
VE …..Adaleti; “Bir gün senin de çocukların olacak.. inşallah onlar da sana senin şimdi bana yaptıklarını yaparlar…”
Kalıcı Bağlantı
1 Yorum

pasta alamadım param yoktu karpusla idare et canımın ic kısmısı
yeni yaşında tüm güzellikler kuyruğun olsun peşini hiç bırakmasın Doğum Günün KutLu oLsun
Kalıcı Bağlantı
1 Yorum

Gül için dikenine katlanabileceklerini söyleyenlerdir, kır çiçeklerini göremeyecek kadar güle bağlanmış olanlar ‘Gül’ derler, başka bir şey demezler üstüne…
Ömürleri güllere ulaşmak için tükenirken, ehemmiyet vermezler, ayak altında kalan, gül kadar narin, gül kadar güzel ama güzelliği fark edilmeyen kır çiçeklerine. Mutlu olma sevdasına düşmüşlerdir kendilerince.
Mutlu olmak için zorluklara katlandıklarını bile söyleyebilirler. Onlar için güzel bellidir artık. Takvim yaprakları birer birer düşerken, kimi zaman yol katedemediklerine üzülürler. Oysa güzellikler yanıbaşlarındadır her zaman, ama onlar her zaman güzellikleri uzakta aramak sevdasındadırlar. Uzaktaki kıymetlidir; zorluklarla elde edilen değerlidir; aradığında elinin altında olmayan güzeldir, derler.
Yanıldıkları tek nokta var: Onlar hep uzaklara bakarken, birileri katlanmıştır, onun güzel bulmadıklarına, birileri kıymet vermiştir kır çiçeklerine…
Mutlu olmak için, gelecek bir yarını beklemezler. Ayaklar altında ezilenlere ehemmiyet verip, onlardaki güzelliği fark edip, yarını beklemeden, bugünden mutlu olmaya başlayanlardır onlar. Bir kır çiçeğinin güzelliği onlar için yeterlidir. Gülde gönülleri varsa bile, onlara ulaşmak için ömür tüketmekten korkarlar ve kır çiçeğindeki gül güzelliğini fark ederler.
İnsan her zaman güzeli ister, güzel hastasıdır. Güzele ulaşmak için ömrünü feda eder. Oysa bir baksa etrafındakilere, mutlak bir güzeli fark edecektir. Ama tek bir düşüncenin kavanozunda kapalı kalmıştır. Güzeli ararken, ezerek geçtiği bir başka güzeli fark edemeyecek kadar kördür artık. Oysa bir çevirse uzakta takılı kalan gözlerini; gönül rahatlığı ile bir taksa farklı güzellikleri de görme gözlüğünü…
Hayatına renk verse, kır çiçeklerinden demetlenmiş bir demetle… Hayatını güzellikler yönüne değil de, güzellikleri hayatın yönüne çevirmeye çalışsa…
Bir görebilse kır çiçeğinin gül tarafını… Bir görebilse, hayal pınarının çeşmesinin değil de suyunun önemli olduğunu… Yetinse elindeki ile, güzelliğini bulmaya çalışsa elindekinin. Sevdiklerini gül demetleriyle mutlu edebilme fikrini atsa kafasından. Bir gün de kır çiçeği toplasa, sunsa sevdiklerine… Hayatını gül arama yolunda feda edeceğine, görse kır çiçeğinin gül yanını… Bir fark etse ayaklarının altındakileri,bir ehemmiyet verse kır çiçeklerine. “Sonuçta ikisi de çiçektir. Gül herkesçe güzeldir, kır çiçeği de bence güzeldir.” dese. Uzaklara bakmaktan, güle ulaşmaktan dermansız kalacağına, bu enerjiyle kır çiçeğini sevmeye ve sevdirmeye çalışsa; bu güzelliği sevdikleriyle paylaşsa. Güle ulaşma
arzusuyla koşturanlara gösterebilse kır çiçeğinin gül yanını. Anlatabilse gül için ömür tüketmenin boş olduğunu…
Gül güzeldir; ama sevgi mevsimi geçtikten sonra, gül için koşmanın bir anlamı kalmayacaktır. Öyleyse hiç vakit kaybetmeden al eline bir demet kır çiçeğini, onun sana sunduğu mutluluğu görmeye çalış. Çünkü hayat, mükemmeli aramaya yetecek kadar uzun değil!
Kalıcı Bağlantı
1 Yorum